
SİDE
Antalya İline bağlı olan Manavgat tarih ve doğanın içiçe girdiği
her türlü turizm aktivitesinin yapılabildiği bir turizm merkezidir.
Ulaşım
Manavgat ilçesinin diğer merkezlerle bağlantısı sadece karayolu ile
sağlanmaktadır. İlçedeki otobüs şirketleri batıda Antalya, doğuda Alanya
üzerinden diğer il ve ilçelere ulaşımı sağlar. Manavgat ve Side otogarlarındaki
otobüs şirketleri, yaz aylarında artan turist sayısına göre seferlerini
artırmaktadırlar. İlçeden Manavgat Şelalesi, Side, Sorgun gibi gezilip
görülecek yerlere karşılıklı dolmuş seferleri yapılmaktadır.
GEZİLECEK YERLER
Manavgat Şelalesi
Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı adı taşır.
Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş bir alan üzerinde gürül
gürül akışı ile görülmeye değer bir manzara oluşturur. Şelalenin hemen
yanıbaşında doğa ile içiçe piknik yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze
balık yenilebilir.
Side
Manavgat'a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim merkezidir. Tarihçiler
tarafından İ.Ö. 1405'te kurulduğu ifade edilen Side, İ.Ö. VI. y.y ın yarısından
itibaren, sırası ile, Lidyalıların, Perslerin, İskender'in, Antiogonos'un,
Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır. İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı'nın
denetiminde imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö.
Apameia barışı ile Bergama Krallığı'na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya
bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret donanmasıyla
refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.
İ.Ö. 78 den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra
Bizans egemenliğine girdi. İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk merkezi
olan Side en parlak devrini yaşamıştır. Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana
kapısı iki kule arasındadır. Side kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler
Antik Çağın sütunlu caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra yassı
taşlarla döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu caddelerin her iki
yanında sütunlu portikler ve onların arkasında dükkanlar bulunmaktadır.
Surun dışında, kent kapısını karşısında Anadolu'nu en büyük
tarihi çeşmesi "nymphaeum" vardır. Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri
alır. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılır. Bu
yapı boyutları 100x100 m. olan agoradır. Kentin Pazar yeri olan agora
portiklerle çevrilidir ve üç yanında dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki
cadde üzerinde, üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium
vardır. Kuzey- güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde yapılan
kemerli bir yapı vardır. Side kentinin tiyatrosunun mimarlık tarihi açısından
önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil kemerli mekanlar üzerine
kurulmuş olmasıdır.
Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro,
Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanıdır ve 20.000 seyirci
alacak büyüklüktedir. Side'nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve
bunların en önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side'de ayrıca
tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en önemlileri Athena, Apollon
ve Men tapınaklarıdır. Side'nin suyu yaklaşık 25 km. mesafeden, Oymapınar baraj
gölü içinde bulunan dumanlı kaynağından getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi
kimileri iki katlı olan on su kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar yakınında
olup 40 gözlüdür.
Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve bölgenin
en güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır. XIII. y.y. da
Selçuklu'ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve Tekelioğullarının, XV. y.y. da
kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçik kent bu dönemlerde yerleşim yeri
olmamıştır. Halen, Roma ve Bizans dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan
kent surlarının bir çok yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların hemen tümü
ayakta kalabilmiştir.
Selge
Serik'in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında, Köprü Çayı (Eurymdon)
yakınlarında eski bir dağ kenti olan Selge'ye Köprülü Kanyon Milli Parkı'ndan
sonra dik virajlı, 14 km.lik stabilize yoldan gidilir. Doğa güzelliği bakımında
çok zengin olan köprülü kanyondan geçen yol üzerinde Göreme'deki Peri
bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını kaplayan oyuntulu kayalar vardır.
Psidia'ya bağlı olup sonradan Pampheylia sınırları içine alınan kent sırasıyla
Lidya, Pers, İskender ve Roma yönetimlerinde kalmıştır.
Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır.
Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium, batısında tavanı
kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak göze çarpar. Stadiumun
güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır. Kentin güneybatısına uzanan surların
kuzeyinde Artemis ve Zeus anıtları ile necropol yer almıştır.
Seleukia
Side'nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü'ne ise yaya olarak bir saat
uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar tarafından kurulmuştur. Antik
kentin özellikle çam ormanlarının süslediği çok güzel bir doğa görünümü vardır.
Bir tepe üzerine oturtulmuş olan kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne serer.
Kentin gelişmişliğinin göstergesi olarak iki katlı agorası, bazilikası, sarnıç
ve kanalizasyon sistemi sayılabilir. Kent kazıları sırasında çıkarılan
mozaikler bugün Antalya Müzesi'nde sergilenmektir.
Etenna
Manavgat'ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt Köyü'nün üst tarafına düşen
tepe üzerine kurulmuştur. Bizans devrinde psikoposluk merkezi olduğu sanılan
kentin tepesinde Akropal kentin en yüksek ve en iyi korunan yeri ve
yamaçlarında yer alan, çevresi surlarla çevrili teraslardan ibarettir. Kentin
güneyinde ise Herron (yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar) vardır. Bunlardan
başka bazilika, agora, kilise, hamam ve sarnıçlar önemli tarihi kanıtlardır.
Yaylalar
Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok yayla
bulunmaktadır. En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları, Avanos Beliği,
Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası, Kesikbeli, Akçaalan Yaylası, Topalceviz, Alıç
ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz
Yaylasından oluşur. Köy halkının büyük çoğunluğu yazın yaylalara göçer.
Side Müzesi
Roma Devrine ait agoranın karşısında bulunan, M.S 5-6.yüzyıldan kalma antik
agoranın hamamı 1960/61 yıllarında restore edilerek müze haline getirilmiştir.
Müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü, Prof. Dr. Arif Müfid Mansel
tarafından,1947-1967 yılları arasında Side antik kentinde yapılan kazılarda,
çıkarılan buluntulardır. Hellenistik, Roma ve Bizans Devrinden; yazıtlar, silah
kabartmaları, Roma Devrinden yapılmış Grek orijinallerinin kopyası olan
heykeller, torsolar, lahitler, portreler, ostotekler, amphoralar, sunaklar,
mezar stelleri, sütun başlıkları ve sütun kaideleri sergilenmektedir.
Köprülü Kanyon: Köprülü Kanyon Milli Parkı, Side'den 65 km
uzaklıkta olup Antalya'nın 40 km. kuzeydoğusundan ayrılan Taşağıl ve Beşkonak'a
giden 40 km.'lik karayolu ile ulaşılır ve Toros Dağları'nın eteklerinde yer
alır. Milli Parkın alanı 37.000 hektardır. Parkın doğusunda yer alan Dipoyraz
Dağı 2980 m. yüksekliğinde olup, yamaçları ormanlarla kaplıdır. Köprü çayı,
Bolaşan Köyü ile Beşkonak arasında 120 km. uzunluğunda ve 100 m. derinliğinde
sedir ormanlarıyla kaplı olan vadiler ve kanyonlar arasında yer alır. Park
içinde bulunan nehir vadisi 14 km. uzunluğunda, yer yer 400 m. Yükseklikte dik
duvarlı bir kanyon şeklindedir.
Kanyon bitiminden sonra çay, etrafı yeşilliklerle kaplı geniş bir
yataktan akmaktadır. Köprü çay nehri, Türkiye'nin en güzel tabii rekreasyon
alanlarından biridir. Bunun yanı sıra nehrin batısındaki dağlık arazide bulunan
tarihi Selge şehri, nehir kenarındaki kaleler ve su kemerleri, Roma devrine ait
köprüler ve tarihi yollar gibi pek çok arkeolojik kaynaklar KÖPRÜLÜ KANYON
MİLLİ PARKI'nı görülmeye değer yerlerden biri yapmaktadır.
Aspendos:
Side'ye 38 km mesafede 2. Yüzyılda inşa edilen Aspendos Tiyatrosu
17.000 kişilik olup, günümüzde ayakta kalmış ve en iyi korunmuş anfi
tiyatrodur. Yörede yaşayan Xenon adlı bir gencin yarattığı mükemmel akustiğin
sırrı hala çözümlenememiştir. 13. yüzyılda Selçuklar yapıyı kervansaray olarak
kullanmış ve tipik Selçuklu mimarisi tarzında bir kemerle yapının kuzey
tarafını sağlamlaştırmışlardır.
Antalya-Alanya karayolunda Serik'i geçtikten sonra kuzeye
dönülerek 4 km.'lik Aspendos yoluna girilir. Geçmişi I.Ö. V. yüzyıla kadar
uzanır. I.S. II.yüzyılda yapılan Aspendos tiyatrosu Selçuklu'lar devrinde
kervansaray olarak kullanılmış ve zaman zaman onarılmıştır. Sahnesi ile
birlikte günümüze değin en iyi şekilde korunabilmiş nadir tiyatrolardandır.
Günümüzde çesitli konser, şenlik, festival ve yağlı güreşlerde
kullanılmaktadır. Aspendos'da diğer yapıların yanı sıra Agora, Bazilika,
Nymphaeum ve 15 km. uzunluğunda kemerli su yolları görülmeye değer yapılardır.
SPORTİF ETKİNLİKLER
Jeep-Safari
Antalya , Kemer, Side ve Alanya'daki Seyahat acentaları Toros
dağlarına Jeep Safari turları düzenlerler. Günlük turlar sabah erken saatlerde
başlayıp akşama kadar Offroad heyecanı yaşayarak sürer.
Binicilik
Bazı otellerin binicilik için geniş alanları mevcuttur. İngiliz, Arap ve
Haflinger atları bulunur. Binicilik ve atlama dersleri bir saat süresince veya
günlük geziler halinde yapılmaktadır. Aynı zamanda üç günden , yedi güne kadar
nehir boyunca veya dağlara turlar yapılır.
Rafting
Köprüçay, Manavgat ve Dragon nehirleri Akdeniz`deki Cehennem Suyu rafting için
mükemmel güzergahlardır.