
KEMER
Batı Toros Dağları'nın eteklerinde, Antalya iline 43 km. mesafede
ve 52 km. kıyı şeridi boyunca uzanan İlçemiz, Türkiye'nin en önemli turizm
merkezlerinden birisidir. Bugün Kemer'in bulunduğu yerde, 1910'lu yıllarda Eski
Köy adı ile bilinen, ve dağlardan gelen seller sonucu göl ve bataklıklardan
oluşan bir yerleşim yeri vardı. Eski Köy halkı, kendilerini bu sellerden
korumak için, dağların eteklerinde 23 km. uzunluğunda, taş duvar örmüşler ve
sonraları, bu duvar nedeniyle köylerine Kemer demişlerdir.
1960'lı yıllara kadar karayolu olmadığı için, ulaşımı sadece deniz yolundan
sağlanan Kemer, 1980 sonrasında gelişerek ve büyüyerek Türkiye'nin en gözde
turizm merkezlerinden biri haline dönüşmüştür. Kemer’ in başta gelen
çekiciliklerinden birisi doğal güzelliğidir. Deniz, orman ve dağlar bir noktada
birleşmektedir. Bölgemiz tarihi yapıları içerisinde Phaselis Antik Kenti,
Çıralı Yanartaş, Selçuklu Av Köşkü ve Idyros Antik Kenti bulunmaktadır.
1960'lı yıllara kadar karayolu olmadığı için, ulaşımı sadece deniz yolundan
sağlanan Kemer, 1980 sonrasında uygulanan Güney Antalya Turizm Projesi
kapsamında yol ve diğer altyapı değerlerine kavuşarak hızla gelişmiş ve bugün
Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden birine dönüşmüştür. Kemer ilçesi ile
Kiriş, Tekirova, Çayova, Aslanbucak, Kuzdere, Beycik, Çamyuva, Göynük, Beldibi,
Çıralı gibi yerleşim yerleri, antalya turizminden son derece önemli bir yer
tutar.
Kemer’ in başta gelen çekiciliklerinden birisi doğal güzelliğidir. Deniz, orman
ve dağlar bir noktada birleşmektedir. Denizin berraklığı, ormanın yeşilliği,
deniz dalgalarının çam ağaçlarına kadar uzanmasıve çam ağaçlarının plajlarda
gölgelik olarak kullanılması oldukça cazip gelmektedir. Beldibi mevkiinden
başlayarak Tekirova’ ya kadar olan tüm kıyı tamamen doğal plajdır. Kemer
merkezinde bulunan Belediye plajı, yat limanı yanında bulunan Ayışığı plajı.
Phaselis plajı gibi yerlerde rahatlıkla denize girmek mümkündür. Konaklama
tesislerinin havuz ve plajlarından da ücret karşılığı yararlanmak mümkündür.
Kemer’den yakınında bulunan Olympos ve Phaselis antik kentlerine ulaşmak
mümkündür. Son yıllarda Söğüt Cuması, Altınkaya, Dere köy gibi yüksek yerlere
safari turları da oldukça ilgi çekmektedir. Ayrıca yöredeki diğer
çekiciliklerde mağaralardır .
Bu mağaralar : Beldibi mağarası Antalya’nın 27 km güney
batısında denizin kıyısındadır. Tarih öncesi kalıntılar da bulunmaktadır. Bir
diğer görülmeye değer mağara ise Molla deliği olup. Kemer‘ in batısında
yükselen Tahtalı Dağı’nın doğu yamacında yer alır. Bu mağara Kemer – Kumluca
karayolu üzerinde bulunan Aşağı kuzdere veya Tekirova köylerinden ancak yaya
olarak ulaşmak mümkündür. Her iki köyden de 3 – 4 saat yürümek gerekir.
Kemer’ de spor alanlarının yapılmasına devam edilmektedir. Tesislerin
bünyesinde spor tesisi üniteleri bulunmaktadır. Güney Antalya Gelişim
Projesinde çok amaçlı spor tesisleri kompleksleri yer almaktadır . Ayrıca su
sporları ve dalgıçlık imkanları bulunmaktadır. Antalya Ticaret Limanından
başlayarak Çavuş ( Adrasan ) Beldesine kadar olan saha “ Olimpos Bey Dağları
Sahil Milli Parkı” dır. Bu bölge içerisinde Topçam, Çaltıcak, Beldibi, Göynük,
Kındıl Çeşme , Alacasu , Paselis, Olimpos gibi günü birlik piknik yerleri ve
dinlenme tesisleri yer almaktadır. Ayrıca su sporları ve dalgıçlık imkanları da
bulunmaktadır. Antalya Ticaret Limanından başlayarak Çavuş (Adrasan) Beldesi’ne
kadar olan saha “Olimpos Beydağları Sahil Milli Parkı”dır. Bu bölge içerisinde
Topçam, Çaltıçak, Beldibi, Göynük, Kındıl Çeşme, Alacasu, Phasellis ve Olimpos
gibi günübirlik piknik yerleri ve dinlenme sahaları yer almaktadır. Kemer halkı
yaz aylarında genellikle Gödene Yaylası (Altınyaka), Yeşil Yaylası (Söğüt
Cuması), Üçoluk Yaylası ve Belen Yaylası gibi yüksek kesimlere çıkmaktadır.
Söğüt Cuması , Torosların üzerinde kurulmuş olup yaz aylarında oldukça meşhur
olan Yeşil Yayla , Yağlı Pehlivan Güreşleri geleneksel hale gelmiştir. Kemer
Yat Turizmi bakımından önemli bir yere sahiptir. Yaz ve kış aylarında çeşitli
ülkelerden gelen yatların bir merkezidir. Gelen yatlar burada günübirlik
kaldıkları gibi uzun süre de kalmaktadırlar. 1986 Nisan ayında resmen tüm
hizmet birimleriyle devreye giren yat limanı (Park Marina) 100 karada, 200
denizde olmak üzere 300 yat kapasiteli olup, çeşitli üniteler ile 24 saat
hizmet vermektedir. Kemer Marinası Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEEK) tarafından
yürütülen Mavi Bayrak Kampanyası tarafından tespit edilen kriterleri sağlayarak
1993 yılında Mavi Bayrak ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Kemer bölgesinde, Kemer
(Merkez) Tekirova, Göynük, Beldibi, Çamyuva ve Kiriş sahilleri de Mavi Bayrak
almaya hak kazanmıştır. Kemer’den civar koylara günübirlik turlar
yapılmaktadır. Genellikle Likya bölgesinde böyle bir gezide ilk önce
Phasellis’e gidilir ve ziyaretten sonra Olimposa devem edilebilir. Ayrıca
Kemer’den ve Antalya’dan başlayarak “Mavi Yolculuk Turları” yapılabilir.
Balıkçılık ufak teknelerle amatör balıkçılık şeklinde yapılmaktadır. Genellikle
olta balıkçılığı yapılır.
OLİMPOS - BEYDAĞLARI MİLLİ PARKI
Antalya Limanı'ndan başlayan Beydağları Milli Parkı, Beydağlarının kıyı
yamaçlarını içine alarak Gelidonya Burnu'na kadar uzanmaktadır. İrili ufaklı
koyları ve doğal plajları ile bir yanı deniz mavisinin serin çağrısını
yineleyen Beydağları Milli Parkı'nın, diğer yanı Akdeniz'den bazen hırçın ve
dik bazen de yumuşak bir eğimle yükselen ormanın yeşil ferahlığını barındırır.
Deniz kıyısında fıstık çamları ile başlayan bitki örtüsü, yükseldikçe kızılçam,
karaçam ve sedir ağaçlarına ve yaban hayatı açısından da büyük değer taşıyan
bir doğa hazinesine dönüşür.
OLİMPOS – ÇIRALI
Antalya'nın batısında Kemer ile Adrasan arasındadır. Antalya-Kumluca yolunda
Phaselis'i geçtikten sonra Çıralı ve Olympos'a giden yolları gösteren iki
işaret görülür. Her iki yolla da Olympos'a ulaşılır. Çıralı, Olympos antik
kentinin yanındaki köyün adıdır. Olympos İ.Ö. II.yüzyılda kurulmuş bir liman
kentidir. İ.S. XV.yüzyıla kadar varlığını korumuştur. Ünlü Bellerophontes
efsanesi burada geçmiştir. Antik kent eşsiz güzellikteki bir vadinin iki
yakasındadır. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerde kumsal çok güzel bir plaj
oluşturur. Olympos'dan yaya olarak bir saatte ulaşılabilen Çıralı ilginç bir
doğa harikasıdır. Yerli halkın "Yanar" dedikleri bu dağda, doğal gaz
sızıntısının oluşturduğu ve binlerce yıldır hiç sönmeden yanan alevler yükselir
gökyüzüne. Buraya ilk kez gelenlerin Çıralı Köyü'nden bir rehberle birlikte
Yanar'a gitmelerini öneririz.
BÖLGENİN ARKEOLOJİK DOKUSU
1976 - 1977 yılları arasında yapılan kazı çalışmalarında bulunan kalıntılar
hakkında henüz yeterince bilgiye ulaşılamamıştır. Antik Idyros kentinin bu
bölgede bulunduğunu ileri süren Carl Ritter, kentinin Phaselis'in kuzeyinde,
Kap awawa Burnu'nun kuzey yamacında olduğunu yazmaktadır. Ancak 1977'da Antalya
Müzesi uzmanlarınca yürütülen araştırmalar, bir başka araştırmacıyı, Kipert'i
doğrular nitelikte, yani kentin Kemer Dağı'nın Dağı'nın Güneydoğu sahilinde, An
Awawa Burnu'nun bulunduğu koyda olduğu yönündedir.
Bir başka farklı görüş ise, Akdeniz Üniversitesi'nden Eskiçağ Dilleri ve
Kültürleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sencer Şahin'den gelmekte. Şahin, Bügüne
kadar Antalya Arapsuyu mevkiinde olduğu düşünülen Antik Olbia Kenti'nin aslında
Kemer bölgesinde bulunduğunu ve burada bulunan kalıntıların, Idyros kentine ait
olduğu görüşünün tamamıyla bir yanılgıdan ibaret olduğu savını ileri
sürmektedir. Prof. Dr. Sencer Şahin'e göre Idyros Antik Kenti ise bugünkü
Çamyuva mevkiinde aranmalıdır.
Adı ne olursa olsun, bugün Kemer'de bir antik kentin kalıntıları günümüzde
ulaşmakta, arkeoloji ve tarih tutkunlarına kıyı boyunca sırlarla dolu
güzelliklerini sunmaktadır.
KİLİSE
Kazılarda bulunan ve Bizans dönemine ait olduğu düşünülen kilise İ.Ö. 4. - 7.
yüzyıllara tarihlenmekte, güneyinde şapel, kuzeyinde baptisteryum ve
çevresindeki diğer yapılarla kompleks bir yapı özelliği göstermektedir.
KEMER / OLBİA - ÇAMYUVA / IDYROS
Prof. Dr. Sencer Şahin
Akdeniz Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Başkanı
Pamfilya'nın ünlü kentlerinden biri olan Olbia, yazılı antik kaynakların iyi
anlaşılamaması nedeniyle hep yanlış yerde, Antalya'nın hemen batısındaki
Arapsuyu mevkiinde aranıştır. Halbuki ünlü bilgin Aristo (Ps. Aristoteles)
"Rüzgarların Oluşumu" adlı kitabında, "Olbia'da Idyreus adı verilen şiddetli
bir rüzgar eser" diye yazar. Aristo2nun öğrencisi Theophrast ise "Rüzgarlar
Hakkında" başlığını taşıyan kitabında, hocasının verdiği bilgilere biraz daha
açıklık getirir ve der ki: sabahları esen Idyris ismindeki rüzgar Idyros
adındaki nehir vadisinden şiddetle eserek (denizde) Güney ve Güneydoğu
rüzgarlarıyla karışır." Bu kaynaklarda adı geçen Idyros Nehri bugünkü Ağva
Deresi'dir. Bu dere bilindiği üzere Kesme Boğazı adı verilen ve doğu ucu
Beydağlarına açılan dar kaya yarığından geçerek Kemer yakınlarında denize
dökülür. Şu halde, Olbia adındaki kentte Idyros Vadisi'nden gelen Idyris isimli
rüzgarın esebilmesi için Olbia'nın bu vadinin ovaya açıldığı bir mevkide olması
gerekir. Bu tarife en uygun yer Kemer'dir. Zira yeri bakımından Kesme
Boğazı'yla doğrudan ilişkili olduğu gibi, Amasya'lı ünlü coğrafyacı Strabon'un
Olbia hakkında verdiği bilgilerle de tam bir uyuşum içindedir. Strabon'a göre
Olbia, Gelidonya Burnu'ndan 67 km. kadar kuzeyde, deniz kıyısında, hem liman
hem de müstahkem bir kale idi. Ve kalenin bulunduğu burun Pamfilya ile Likya
arasında doğal sınırı oluşturmaktaydı. Keza bu tarife en uygun yer Kemer'deki
üç tarafı uçurumlarla çevrili Çalışdağ Tepesi üzerindeki Klasik- Helenistik Çağ
kale kalıntılarıdır. Olbia'yı sınırlayan bir eşik olmaktadır. Roma ve bizans
çağlarında kentin Çalışdağ Tepesi'nden ovaya doğru genişlediğine tanık
olmaktayız. Bunu hem Roma ve Bizans kaynakları ve hemde Kemer'de bu çağlara ait
köprü, tapınak, kilise ve nekropol kalıntıları kanıtlamaktadır.
Bugüne kadar Kemer'in antik Idyros kenti olabileceği düşünülmüşse de bu da
yanlıştır. Çünkü Idyros, antik kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, İ.Ö.
3.yy'da, yani günümüzden 2300 yıl önce tarih sahnesinden silinmiş bir kenttir.
Bugün bu kentin izlerine arazide rastlayamayışımız bu yüzden doğaldır.Oysa
Olbia, birçok antik kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, hem Roma hem de
Bizans çağları yaşamıştır. Bu da, Olbia'nın Kemer'de, Idyros'un ise bugünkü
Çamyuva'da olması gerektiğini açık bir şekilde göstermektedir.